Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mevlid-i Nebi Haftası açılış programında konuştu

 

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları;

 

– Bu sene Mevlid-i Nebi gerek tüm dünyayı etkileyen koronavirüs salgını, gerekse bölgemizde yaşanan sıkıntılar sebebiyle ne yazık ki buruk yaşıyoruz.

– Şimdiye kadar dünya genelinde 1200000 insanın hayatına mal olan salgın, dalgalar halinde yayılmaya devam ediyor.

– Temizlik, maske, mesafe kurallarına riayet ederek hastalıkla mücadelemizi sürdürüyoruz, rehavete kapılmıyor, tedbiri elden bırakmıyoruz.

– Ülkemizi, milletimizi, rızkının peşindeki insanlarımızı sıkıntıya sokmadan, dengeli, önü arkası iyi hesaplanmış adımlarla süreci yönetiyor, genel tabloya göre sıkıntı gördüğümüz alanlarda gereken müdahaleleri yapmaktan çekinmiyoruz.

– Tüm dünyada hasta sayılarının ürkütücü boyutlara ulaştığı bugünlerde milletimden tedbirlere daha fazla hassasiyet göstermelerini özellikle rica ediyorum.

– Mücadelemizi birlikte zafere dönüştürmek için hepimize, 83 milyonun her bir ferdine burada görev düşüyor.

– Bir süre daha sabredecek, sebat edecek, kurallarına uyacak, ondan sonra inşallah hep birlikte feraha ereceğiz.

– Millet olarak bu dönemde hüznümüzü artıran tek şey koronavirüs salgınında bildiklerimizin acısı değil bizleri asıl endişeye sevk eden yüreklerimizi asıl dağlayan başta gönül coğrafyamız olmak üzere Müslümanların içinde bulunduğu ahvaldir. İslam alemi gerçekten sancılı imtihan ve zorluklarla dolu günler yaşıyor.

– Terörün, işkencenin ve daha nice dinimizce ve peygamberimizde yasaklanmış fiilin her gün her an işlendiği bir dönemin içindeyiz.

– Libya’nın zengin yeraltı kaynakları darbeciler ve batılı emperyalist güçler tarafından talan edildi.

– Asırlar boyunca barışla, ilimle, hikmetle anılan İslam beldelerinden bugün ne yazık ki ezan sesleri değil, anaların feryatları, çocukların çığlıkları bombalarla enkaza çevirdiler

– Fransa’da Müslümanlara bir zulüm varsa hep birlikte oraya sahip çıkalım diye dünya liderlerine sesleniyorum.

– Batılı ülkelere özellikle Hıristiyan dünyasına sesleniyorum, Musevilere sesleniyorum, her şeyden önce insanız, insan olarak bizim dinimizde Hristiyan olmak suç değildir. Biz onlara sahip çıkıyoruz, aynı şekilde bu seviyede sahip çıkıyoruz, ama gelin Fransa’da eğer Müslümanlara bir zulüm varsa hep birlikte biz oraya da sahip çıkalım. Avrupa ülkelerinde İslam ve Müslüman düşmanlığının adeta veba gibi toplumlara sirayet ettiğini görüyoruz.

– Sakın Fransız markalara iltifat etmeyin, satın almayın.

– Müslüman çocukların hiç olmadık bahanelerle eğitim-öğretim hakları ellerinden alınıyor, gün geçmiyor ki Müslümanlara ait bir ibadethaneye, mescide, derneğe yapılan saldırı haberi almayalım. İşte son olarak Almanya ve Avustralya daha önce Avustralya’da büyük bir felaketi görmüştür şimdi yine ibadethanelere oralarda saldırı gördüm.

– İslam ve Müslüman düşmanlığı kimi Avrupa ülkelerinde biz devlet başkanı seviyesinde teşvik edilen desteklenen bir politika haline gelmiştir. Irkçı terörizm, buradan sesleniyorum işte siz gerçek manada faşistsiniz, gerçek manada Hitlerin adeta zincir halkalarısınız.

– Şansölye Merkel’e de sesleniyor, hani sizde din özgürlüğü vardı, hani sizde din veya dinini yaşayanlara karşı devletinizin güvencesi vardı? Bir sabah namazında nasıl oluyor orada 100’ü aşkın polis camiye saldırıyor.

– Avrupa, Fransa Devlet Başkanı Macron’un başını çektiği nefret kampanyasına dur demeli.

– Avrupa Konseyi İslam düşmanlığını daha fazla görmezden gelemez.

– Ülkemizde ilgili olur olmaz her konuda görüş bildiren Avrupa Parlamentosu, üç maymunu oynayarak bu meseleyi geçiştiremez.

– Müslüman şahit olduğu kötülükler karşısında sessiz kalamaz, tepkisiz kalamaz.

– Müslüman etrafında yaşanan adaletsizliklere gözlerini kapayamaz.

– Suriye’de, Afrika’da, Avrupa’ya kadar dünyanın birçok yerinde hakkaniyeti adaleti barışı savunan sabrımızın gerisinde işte bu hakikat vardır.

– Şartlar ne olursa olsun biz mazlumun yanında durmak zorundayız.

– Kur’an kurslarının kapatıldığı günlerimiz oldu. Kur’an-ı Kerim’in tren vagonlarında, ahırlarda derme çatma binalarda, gizli saklı bir şekilde öğretildiği süreçlerden geçtik.

– Kur’an kursları, imam hatip okullarımızın kapısına kilit vuruldu.

– Zorlu sıkıntılı utanç verici dönemler yaşadık.

– İmam hatiplere yapılan haksızlığa son verdik.

– Katsayı, okul katkı puanı gibi engelleri kaldırıp her öğrencimizin eşit şartlarda yüksek öğrenime geçişini sağladık.

Hibya Haber Ajansı

Etiketler
Daha Fazla Göster

Berkan Yıldırım

1992 doğumlu. Eskişehir Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü 3. sınıf öğrencisi. 2 yıldır çeşitli dergilerde editörlük görevi yapmaktadır. En büyük hayali ulusal bir gazetede editörlük görevine devam etmek.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı